DRAKULA İSTANBUL'DA
DRACULA IN ISTANBUL
16 Eylül Çarşamba, 18:00, Fabrika
1953 | DCP | Siyah-Beyaz | 102’ | Türkçe; İngilizce altyazılı | Türkiye
YÖNETMEN
Mehmet Muhtar
OYUNCULAR
Annie Ball, Atıf Kaptan, Bülent Oran, Ayfer Feray, Cahit Irgat
16 Eylül Çarşamba, 18:00, Fabrika
1953 | DCP | Siyah-Beyaz | 102’ | Türkçe; İngilizce altyazılı | Türkiye
YÖNETMEN
Mehmet Muhtar
OYUNCULAR
Annie Ball, Atıf Kaptan, Bülent Oran, Ayfer Feray, Cahit Irgat
“İmam bayıldıyı da mı sarımsaksız pişireyim?” 1953 yapımı Drakula İstanbul’da’nın finalinde, vampiri uzak tutmak için eve dizilmiş sarımsaklar dışarı atılırken, filmin baş kadın karakteri böyle der. Drakula İstanbul’da sadece günümüze ulaşan en eski korku filmimiz değil, aynı zamanda yerelleştirilen Batı menşeli doğaüstü hikâyelerin en bilinen örneklerinden biridir. Bram Stoker’ın romanının 1928 yılında Ali Rıza Seyfi tarafından Türkçeleştirilen versiyonu “Kazıklı Voyvoda”dan uyarlanan film, yerli sinemadan diğer pek çok adaptasyon gibi, yıllar boyunca ama dalga geçilerek ama hayranlık duyularak bir kült filme dönüşmüştür.
Sinematek/Sinema Evi’nin yürüttüğü restorasyon çalışmasıysa, yıllarca kötü kopyalardan izlenen bu filmin görsel potansiyelini ortaya çıkarıyor. Böylece Alman Dışavurumcu Sineması’ndan ve kara filmden aldığı izler de daha belirgin şekilde görülüyor.
Kurukahveci Mehmet Efendi’nin desteğiyle Sinematek/Sinema Evi tarafından 2025 yılında restore ettirilmiştir.
“İmam bayıldıyı da mı sarımsaksız pişireyim?” 1953 yapımı Drakula İstanbul’da’nın finalinde, vampiri uzak tutmak için eve dizilmiş sarımsaklar dışarı atılırken, filmin baş kadın karakteri böyle der. Drakula İstanbul’da sadece günümüze ulaşan en eski korku filmimiz değil, aynı zamanda yerelleştirilen Batı menşeli doğaüstü hikâyelerin en bilinen örneklerinden biridir. Bram Stoker’ın romanının 1928 yılında Ali Rıza Seyfi tarafından Türkçeleştirilen versiyonu “Kazıklı Voyvoda”dan uyarlanan film, yerli sinemadan diğer pek çok adaptasyon gibi, yıllar boyunca ama dalga geçilerek ama hayranlık duyularak bir kült filme dönüşmüştür.
Sinematek/Sinema Evi’nin yürüttüğü restorasyon çalışmasıysa, yıllarca kötü kopyalardan izlenen bu filmin görsel potansiyelini ortaya çıkarıyor. Böylece Alman Dışavurumcu Sineması’ndan ve kara filmden aldığı izler de daha belirgin şekilde görülüyor.
Kurukahveci Mehmet Efendi’nin desteğiyle Sinematek/Sinema Evi tarafından 2025 yılında restore ettirilmiştir.

