top of page

DRAKULA İSTANBUL'DA

DRACULA IN ISTANBUL

16 Eylül Çarşamba, 18:00, Fabrika

1953 | DCP | Siyah-Beyaz | 102’ | Türkçe altyazılı | Türkiye

YÖNETMEN

Mehmet Muhtar

OYUNCULAR

Annie Ball, Atıf Kaptan, Bülent Oran, Ayfer Feray, Cahit Irgat

16 Eylül Çarşamba, 18:00, Fabrika

1953 | DCP | Siyah-Beyaz | 102’ | Türkçe altyazılı | Türkiye

YÖNETMEN

Mehmet Muhtar

OYUNCULAR

Annie Ball, Atıf Kaptan, Bülent Oran, Ayfer Feray, Cahit Irgat

Sınıflandırma: 5224 sayılı kanunun 18.01.2019’da değiştirilen 7. maddesine göre, değerlendirme ve sınıflandırması yapılmamış olan sinema filmleri; festival, özel gösterim ve benzeri kültürel ve sanatsal etkinliklerde ancak 18+ yaş uygulamasıyla gösterilir.

“İmam bayıldıyı da mı sarımsaksız pişireyim?” 1953 yapımı Drakula İstanbul’da’nın finalinde, vampiri uzak tutmak için eve dizilmiş sarımsaklar dışarı atılırken, filmin baş kadın karakteri böyle der. Drakula İstanbul’da sadece günümüze ulaşan en eski korku filmimiz değil, aynı zamanda yerelleştirilen Batı menşeli doğaüstü hikâyelerin en bilinen örneklerinden biridir. Bram Stoker’ın romanının 1928 yılında Ali Rıza Seyfi tarafından Türkçeleştirilen versiyonu “Kazıklı Voyvoda”dan uyarlanan film, yerli sinemadaki diğer pek çok adaptasyondaki gibi hayranlık duyulan kült bir filme dönüşmüştür.


Sinematek/Sinema Evi’nin yürüttüğü restorasyon çalışmasıysa, yıllarca kötü kopyalardan izlenen bu filmin görsel potansiyelini ortaya çıkarıyor. Böylece Alman Dışavurumcu Sineması’ndan ve kara filmden aldığı izler de daha belirgin şekilde görülüyor.


Kurukahveci Mehmet Efendi’nin desteğiyle Sinematek/Sinema Evi tarafından 2025 yılında restore ettirilmiştir.


Gösterim yönetmen, oyuncu ve ekibin katılımıyla gerçekleştirilecektir.

“İmam bayıldıyı da mı sarımsaksız pişireyim?” 1953 yapımı Drakula İstanbul’da’nın finalinde, vampiri uzak tutmak için eve dizilmiş sarımsaklar dışarı atılırken, filmin baş kadın karakteri böyle der. Drakula İstanbul’da sadece günümüze ulaşan en eski korku filmimiz değil, aynı zamanda yerelleştirilen Batı menşeli doğaüstü hikâyelerin en bilinen örneklerinden biridir. Bram Stoker’ın romanının 1928 yılında Ali Rıza Seyfi tarafından Türkçeleştirilen versiyonu “Kazıklı Voyvoda”dan uyarlanan film, yerli sinemadaki diğer pek çok adaptasyondaki gibi hayranlık duyulan kült bir filme dönüşmüştür.


Sinematek/Sinema Evi’nin yürüttüğü restorasyon çalışmasıysa, yıllarca kötü kopyalardan izlenen bu filmin görsel potansiyelini ortaya çıkarıyor. Böylece Alman Dışavurumcu Sineması’ndan ve kara filmden aldığı izler de daha belirgin şekilde görülüyor.


Kurukahveci Mehmet Efendi’nin desteğiyle Sinematek/Sinema Evi tarafından 2025 yılında restore ettirilmiştir.


Gösterim yönetmen, oyuncu ve ekibin katılımıyla gerçekleştirilecektir.

bottom of page