TOUDA’YI HERKES SEVİYOR
EVERYBODY LOVES TOUDA
19 Eylül Perşembe, 18.00, Fabrika
21 Eylül Cumartesi, 14.00, Vural
2024 | DCP | Renkli | 102’ | Arapça; Türkçe, İngilizce altyazılı | Fransa, Fas, Belçika, Danimarka, Hollanda, Norveç
YÖNETMEN
Nabil Ayouch
SENARYO
Nabil Ayouch, Maryam Touzani
GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ
Virginie Surdej
KURGU
Nicolas Rumpl, Yassir Hamani
MÜZİK
Flemming Nordkrog
YAPIMCILAR
Nabil Ayouch, Amine Benjelloun, Sebastian Schelenz, Katrin Pors, Mikkel Jersin, Eva Jakobsen, Marleen Slot, Elisa Fernanda Pirir
DÜNYA HAKLARI
mk2 Films
19 Eylül Perşembe, 18.00, Fabrika
21 Eylül Cumartesi, 14.00, Vural
2024 | DCP | Renkli | 102’ | Arapça; Türkçe, İngilizce altyazılı | Fransa, Fas, Belçika, Danimarka, Hollanda, Norveç
YÖNETMEN
Nabil Ayouch
SENARYO
Nabil Ayouch, Maryam Touzani
GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ
Virginie Surdej
KURGU
Nicolas Rumpl, Yassir Hamani
MÜZİK
Flemming Nordkrog
YAPIMCILAR
Nabil Ayouch, Amine Benjelloun, Sebastian Schelenz, Katrin Pors, Mikkel Jersin, Eva Jakobsen, Marleen Slot, Elisa Fernanda Pirir
DÜNYA HAKLARI
mk2 Films
Fas’ta geleneksel şarkılar söyleyen kadınlara şeyha deniyor. Şeyhalar için müzik ticari bir araç değil, bir direniş biçimi. Bir çığlıktan melodiye dönüşen, kadınlara yönelik baskılara meydan okuyan bir isyan. Hayattaki en büyük tutkusu şarkı söylemek olan Touda’nın hayali de bir gün Kazablanka’ya gitmek ve şeyha olup saygı görmek.
Fakat yaşadığı küçük kasabada, tek başına büyüttüğü oğlunun da ihtiyaçlarını karşılayabilmek için, pavyonlarda sahne almak ve popüler şarkılar söylemek zorunda. Erkeklerin bitmek bilmeyen tacizleri ve cinsel saldırıları da ailesinin önyargıları da Touda’yı hayalinden vazgeçiremiyor.
Belki de en iyi melodramlar, başkarakteri kadınların toplumsal baskılar karşısında yeteneklerini birer silaha çevirdiği örneklerdir. Touda’nın tüm öfkesini şarkılarla dışa vuruşu, hatta bir sahnede fiziksel müdahalelere rağmen susturulamaması hepimize tanıdık gelecek.
Fas’ta geleneksel şarkılar söyleyen kadınlara şeyha deniyor. Şeyhalar için müzik ticari bir araç değil, bir direniş biçimi. Bir çığlıktan melodiye dönüşen, kadınlara yönelik baskılara meydan okuyan bir isyan. Hayattaki en büyük tutkusu şarkı söylemek olan Touda’nın hayali de bir gün Kazablanka’ya gitmek ve şeyha olup saygı görmek.
Fakat yaşadığı küçük kasabada, tek başına büyüttüğü oğlunun da ihtiyaçlarını karşılayabilmek için, pavyonlarda sahne almak ve popüler şarkılar söylemek zorunda. Erkeklerin bitmek bilmeyen tacizleri ve cinsel saldırıları da ailesinin önyargıları da Touda’yı hayalinden vazgeçiremiyor.
Belki de en iyi melodramlar, başkarakteri kadınların toplumsal baskılar karşısında yeteneklerini birer silaha çevirdiği örneklerdir. Touda’nın tüm öfkesini şarkılarla dışa vuruşu, hatta bir sahnede fiziksel müdahalelere rağmen susturulamaması hepimize tanıdık gelecek.

