top of page

JOSEF MENGELE'NİN KAYBOLUŞU

THE DISAPPEARANCE OF JOSEF MENGELE // DAS VERSCHWINDEN DES JOSEF MENGELE

20 Eylül Cumartesi, 21.30, Fabrika

2024 | DCP | Siyah-Beyaz | 135’ | Almanca; Türkçe altyazılı | Fransa, Almanya

YÖNETMEN

Kirill Serebrennikov

SENARYO SCREENPLAY

Kirill Serebrennikov

GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ CINEMATOGRAPHY

Vladislav Opelyants

KURGU EDITING

Hansjörg Weißbrich

MÜZİK MUSIC

Ilya Demutsky

YAPIM PRODUCTION

CG Cinema, Hype Studios

DÜNYA HAKLARI WORLD SALES

Kinology

20 Eylül Cumartesi, 21.30, Fabrika

2024 | DCP | Siyah-Beyaz | 135’ | Almanca; Türkçe altyazılı | Fransa, Almanya

YÖNETMEN

Kirill Serebrennikov

SENARYO SCREENPLAY

Kirill Serebrennikov

GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ CINEMATOGRAPHY

Vladislav Opelyants

KURGU EDITING

Hansjörg Weißbrich

MÜZİK MUSIC

Ilya Demutsky

YAPIM PRODUCTION

CG Cinema, Hype Studios

DÜNYA HAKLARI WORLD SALES

Kinology

Yaz (2018), Çaykovski’nin Karısı (2022) ve Limonov (2024) gibi yaratıcı biyografik filmlerle tanıdığımız Kirill Serebrennikov, bu sefer 20. yüzyılın en korkunç savaş suçlularından birisinin hayatını anlatıyor. 2023 yılında, Brezilya’da bir üniversitede Josef Mengele’nin iskeletinin incelendiği bir sahneyle açılan film, II. Dünya Savaşı sonrasında Güney Amerika’ya kaçan ve 1979’da ölünceye değin çeşitli ülkelerde saklanan Nazi doktorun kaçak hayatını farklı zaman dilimleri arasında gidip gelerek anlatıyor. Kâh Nasyonal Sosyalizmin geri döneceğine inanan kibirli bir zorba, kâh milyonlarca kişinin ölümünden sorumlu olduğunu kabul etmeyen bir inkârcı, kâh yalnızlıktan korkan yaşlı bir adam olarak görüyoruz Mengele’yi.


Tiyatro kökenli Serebrennikov, diğer filmlerinden de alışık olduğumuz üzere, iddialı bir yapım tasarımı ve görkemli kamera hareketleriyle anlatıyor hikâyesini. Bu yapay görsel estetik, Mengele’nin gerçeklikten tamamen kopmuş zihninin de yansımasına dönüşüyor. Böylesi bir politik fanatizm ve körü körüne inancın tehlikesi günümüzde de geçerliliğini korumakta, yıllardır ülkesi Rusya’da rejimin yasakları ve cezalarıyla mücadele eden muhalif yönetmen Serebrennikov da bunun ziyadesiyle farkında.

Yaz (2018), Çaykovski’nin Karısı (2022) ve Limonov (2024) gibi yaratıcı biyografik filmlerle tanıdığımız Kirill Serebrennikov, bu sefer 20. yüzyılın en korkunç savaş suçlularından birisinin hayatını anlatıyor. 2023 yılında, Brezilya’da bir üniversitede Josef Mengele’nin iskeletinin incelendiği bir sahneyle açılan film, II. Dünya Savaşı sonrasında Güney Amerika’ya kaçan ve 1979’da ölünceye değin çeşitli ülkelerde saklanan Nazi doktorun kaçak hayatını farklı zaman dilimleri arasında gidip gelerek anlatıyor. Kâh Nasyonal Sosyalizmin geri döneceğine inanan kibirli bir zorba, kâh milyonlarca kişinin ölümünden sorumlu olduğunu kabul etmeyen bir inkârcı, kâh yalnızlıktan korkan yaşlı bir adam olarak görüyoruz Mengele’yi.


Tiyatro kökenli Serebrennikov, diğer filmlerinden de alışık olduğumuz üzere, iddialı bir yapım tasarımı ve görkemli kamera hareketleriyle anlatıyor hikâyesini. Bu yapay görsel estetik, Mengele’nin gerçeklikten tamamen kopmuş zihninin de yansımasına dönüşüyor. Böylesi bir politik fanatizm ve körü körüne inancın tehlikesi günümüzde de geçerliliğini korumakta, yıllardır ülkesi Rusya’da rejimin yasakları ve cezalarıyla mücadele eden muhalif yönetmen Serebrennikov da bunun ziyadesiyle farkında.

bottom of page