CADILAR
WITCHES
18 Eylül Çarşamba, 21.00, Fabrika
19 Eylül, Perşembe, 15.00, Vural
2024 | DCP | Renkli | 90’ | İngilizce; Türkçe altyazılı | Birleşik Krallık
YÖNETMEN
Elizabeth Sankey
SENARYO
Elizabeth Sankey
GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ
Chloë Thomson
KURGU
Elizabeth Sankey
MÜZİK
Jeremy Warmsley
YAPIMCILAR
Manon Ardisson, Chiara Ventura, Jeremy Warmsley
DÜNYA HAKLARI
MUBI
TÜRKİYE HAKLARI
MUBI
18 Eylül Çarşamba, 21.00, Fabrika
19 Eylül, Perşembe, 15.00, Vural
2024 | DCP | Renkli | 90’ | İngilizce; Türkçe altyazılı | Birleşik Krallık
YÖNETMEN
Elizabeth Sankey
SENARYO
Elizabeth Sankey
GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ
Chloë Thomson
KURGU
Elizabeth Sankey
MÜZİK
Jeremy Warmsley
YAPIMCILAR
Manon Ardisson, Chiara Ventura, Jeremy Warmsley
DÜNYA HAKLARI
MUBI
TÜRKİYE HAKLARI
MUBI
İngiliz sinemacı ve müzisyen Elizabeth Sankey, sinema tarihindeki cadılar üzerine bir kolajla başlıyor filmine. Sayısız filmin parçalarından oluşan bu kurguya Sankey’nin sesi eşlik ediyor. Tarih boyunca farklı hikâye anlatımlarında kurallara uymayan kadınların nasıl temsil edildiği ve cezalandırıldığına dair tezleri kendi hikâyesiyle birleştiriyor yönetmen. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarından başlayarak bir cadı olmaktan hem nasıl korktuğunu hem de buna duyduğu ilgi ve özlemi paylaşıyor bizimle. Ardından, Sankey’nin hayat hikâyesinin en çarpıcı kısmına da geliyoruz; doğum sonrası depresyon. Oğlunu dünyaya getirdiği dönemde başlayan ve kendine zarar verme gibi sonuçları olan ağır depresyonu ancak benzer şeyleri deneyimlemiş kadınlarla kurduğu dostluk sayesinde aşan Sankey, kadınların toplum tarafından annelik performanslarına göre yargılanmasını ele alıyor. Bu kişisel hikâye, sağlık sektöründe kadınlara açılan alan, modern tıbbın cadı avlarıyla ilişkisi ve gerek edebiyat gerekse sinemadaki kadın temsilleriyle kesişiyor.
İngiliz sinemacı ve müzisyen Elizabeth Sankey, sinema tarihindeki cadılar üzerine bir kolajla başlıyor filmine. Sayısız filmin parçalarından oluşan bu kurguya Sankey’nin sesi eşlik ediyor. Tarih boyunca farklı hikâye anlatımlarında kurallara uymayan kadınların nasıl temsil edildiği ve cezalandırıldığına dair tezleri kendi hikâyesiyle birleştiriyor yönetmen. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarından başlayarak bir cadı olmaktan hem nasıl korktuğunu hem de buna duyduğu ilgi ve özlemi paylaşıyor bizimle. Ardından, Sankey’nin hayat hikâyesinin en çarpıcı kısmına da geliyoruz; doğum sonrası depresyon. Oğlunu dünyaya getirdiği dönemde başlayan ve kendine zarar verme gibi sonuçları olan ağır depresyonu ancak benzer şeyleri deneyimlemiş kadınlarla kurduğu dostluk sayesinde aşan Sankey, kadınların toplum tarafından annelik performanslarına göre yargılanmasını ele alıyor. Bu kişisel hikâye, sağlık sektöründe kadınlara açılan alan, modern tıbbın cadı avlarıyla ilişkisi ve gerek edebiyat gerekse sinemadaki kadın temsilleriyle kesişiyor.

